Safiye Sultan Kimdir? Hayatı, Ölüm Nedeni ve Hakkında Bilinmeyenler...

Osmanlı dönemine damgasını vurmuş en güçlü kadınlardan bir tanesi Safiye Sultan! Popüler televizyon dizi Muhteşem Yüzyıl: Kösem Sultan’la da herkes tarafından bilinir oldu. İşte bu nedenle; merak edenler için Safiye Sultan kimdir sorusunun cevaplarını inceledik.




Osmanlı’da devlet işlerinde etkili olan, hatta bazen devleti yöneten kadın sultan denildiğinde, pek çoğumuzun aklına Kanuni Sultan Süleyman’ın gözde eşi olan Hürrem Sultan geliyor. Gerçi devlet işlerine müdahale etmiş ilk kadın olduğu ve kadınlar saltanatını başlattığı için böyle düşünmemiz gayet normal. Ama şu da bir gerçek ki ardından gelen sultanlar da Hürrem’den aşağı kalmamışlar.
Hürrem Sultan’ın kızı Mihrimah’la devam eden kadınlar saltanatı, daha sonra gelini Nurbanu’ya ve ondan da Safiye Sultan’a geçmiş. Fakat Safiye Sultan’ı diğerlerinden ayıran şey, onun zekasıyla olduğu kadar hırsı ve acımasızlığıyla da ön plana çıkmış olmasıymış. Öyle ki iktidara doymayan kadın, oğlu III. Mehmed tahta çıkar çıkmaz, aralarında sütten kesilmemiş bebeklerin de bulunduğu 19 şehzadenin ölüm emrini gözünü bile kırpmadan vermiş. Osmanlı tarihinin taht uğruna işlenmiş en büyük cinayeti olarak anılan bu olay, Safiye Sultan’ın kanlı oyunlarından en bilineni olmuş.

Safiye Sultan Kimdir? Kısaca Bilgi


Safiye Sultan kimdir sorusu üzerine biraz daha konuştuktan sonra asıl hikayeye geçeceğiz diyor ve hakkındaki önemli birkaç noktadan bahsetmeye başlıyorum. Evet, Venedikli bir asilzadenin kızıyken, korsanlar tarafından kaçırılıp Osmanlı haremine satılan ve ilk başta güzelliği sonra da zekasıyla III. Murad’ın aklını başından alan Sofia Baffo! Yani hem kocasının zamanında hem de oğlu tahta çıktıktan sonra hükümranlığını sürmüş olan Osmanlı kadın sultanı.
Kısacası; resmen olmasa da fiilen imparatorluğu yönetmiş sultanlardan Venedikli Sofia. Ayrıca Osmanlı İmparatorluğu’nda kadınlar saltanatının en acımasız isimlerinden bir tanesi. Çünkü III. Murad’ın 100’ü aşkın çocuğunun pek çoğunun katledilme emrini vermiş. Bunun yanında, tıpkı kayınvalidesi gibi devlet işlerinde Venedik yanlısı bir tutum izlemiş. Kendisine verilen rüşvet ve hediyelerin dönemin resmi kaynaklarına kadar yansıması da bir diğer önemli özelliği. Ve belki de en etkileyici olanı, yıllarca sürdürdüğü sefanın ardından Eski Saray’a gönderilip, orada gücünü tamamen yitirmiş bir şekilde yapayalnız ölmesi.

Safiye Sultan’ın Hayatı


Öncelikle Safiye Sultan’ın kimliği konusundaki farklı görüşlerden bahsedelim. Zira o, bazılarına göre Arnavut, bazılarına göre ise Bosna kökenlidir. Ayrıca hemen aşağıda okuyacağınız hikayenin de Safiye Sultan’ın Nurbanu Sultan’la karıştırılmasından dolayı ortaya çıktığı ve asılsız olduğu söylenmektedir. Yani Safiye Sultan’ın saraydan önceki hayatı hakkındaki bilgilerin güvenilir olmadığını hatırlatarak, çoğu kişi tarafından doğru kabul edilen hikayeyi anlattığımızı bilmenizi isterim.
Osmanlı İmparatorluğu’nun en güçlü sultanlarından biri olan Safiye Sultan, 1550’de Venedik’te zengin bir ailede dünyaya gelmiş. Gerçek adı Sofia Baffo olan ünlü kişiliğin babası Leonardo Baffo, Korfu adasının valisiymiş. Anlayacağınız o, diğer sultanlar gibi sefaletten gelmiyormuş. Asilzadeler arasında yer alan Sofia Baffo, bir gün Korfu’ya giderken, bulunduğu gemi korsanlar tarafından saldırıya uğramış. Ve bu olay, onun hayatının dönüm noktası olmuş. Zira korsanlar, genç ve güzel Sofia Baffo’nun Osmanlı haremiyle tanışmasını sağlayacaklarmış.
Köle olarak satılan Sofia o kadar güzelmiş ki adı İmparator II. Selim’in karısı Nurbanu Sultan’ın kulağına kadar gelmiş. Ve kendisi gibi Venedikli olan güzel kızı, veliaht olan oğlu III. Murad için satın almış. Böylece Sofia Baffo, sultanlığa doğru ilk büyük adımını atmış. 2 yıl boyunca haremde eğitim alan Sofia’ya duru, saf, temiz gibi anlamlara gelen Safiye ismi verilmiş. 15 yaşındayken III. Murad’a sunulan Safiye isimli cariye, güzelliğiyle genç veliaht şehzadeyi kendisine aşık etmiş.
Sultan III. Murad;
III. Murad’ın hareminde en güzel günlerini geçiren Safiye, kısa süre sonra şehzade III. Memet’i doğurmuş ve çiftin mutlulukları taçlanmış. Kısa süre sonra Padişah II. Selim’in ölmesi üzerine III. Murad tahta çıkmış. Ve doğal olarak, Safiye için de sarayın yolu gözükmüş. Hem şehzadesi hem zekası hem de III. Murad’ın ona olan düşkünlüğü sayesinde kısa sürede haremde söz sahibi olan Safiye Sultan, artık tehlikeli düşmanlara da sahipmiş. İktidarda ve hayatta kalabilmek için bu oyuna dahil olması gerektiğini anlayan Venedikli sultan, adımlarını çok daha dikkatli atmaya başlamış.
Önüne çıkan düşmanları; III. Murad’ın annesi Nurbanu Sultan başta olmak üzere, padişahın kardeşi Esmehan Sultan, Esmehan’ın eşi Sokullu Mehmet Paşa, Mihrimah Haseki Sultan, Şemsi Ruhsar Haseki, Şahi Huban Haseki, Mazperver Haseki ve diğerleridir. Hatta Safiye Sultan’dan kurtulmak isteyen Nurbanu, Esmehan ve Mihrimah Sultan, III. Murad’a her gün yeni cariyeler yolluyor, Safiye Sultan’ı gözden düşürecek planlar yapıyorlarmış. Ancak Safiye Sultan düşmanlarının hepsini alt etmeyi başarıyor ve nüfuzunu arttırmaya devam ediyormuş.
Tabii, düşmanlarını alt ederken III. Murad’ın diğer cariyelerden olan çocuklarının da ölüm emrini veriyor, nüfuzunu kullanarak onun için tehdit oluşturabilecek şehzade adaylarının kanlarına da giriyormuş. 100’ü aşkın çocuğu olduğu söylenen padişahın neredeyse bütün erkek çocuklarını öldüren Safiye Sultan, kendi oğlunun istikbali için bunu yapmak durumundaymış. Aksi takdirde, tek oğlu III. Memet, tahta çıkamaz, diğer bir deyişle de öldürülürmüş.
Cariyeler ve şehzadelerle uğraşmanın yanında devlet işlerine de karışan Safiye Sultan hem iç hem de dış politikada etkili bir isim haline gelmiş. Özellikle de 1979’da Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın öldürülmesiyle, önündeki en büyük engellerden biri kalkan Safiye Sultan, gücüne güç katmış. Bu dönemde yabancı hükümdarlarla özel olarak mektuplaşan Safiye Sultan, İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth ile de uzun süre yazışmış. Hatta 1593’te kraliçeye mücevherlerle süslenmiş bir portresini bile yollamış. Kraliçe de ona gümüş işlemeli elbiseler gibi pahalı hediyeler göndermiş. Hediyeler arasında en çok dikkat çekeni ise Safiye Sultan’ın İstanbul sokaklarında boy gösterdiği, I. Elizabeth’den gelen süslü arabası olmuş.

Valide Sultanlık Dönemi


1595’de III. Murad’ın ölümüyle oğlu III. Mehmed tahta geçmiş ve Safiye Sultan’ın Valide Sultanlık devri başlamış. Oğlu tahta geçer geçmez, bir gecede 19 küçük şehzadeyi boğdurtan Safiye Sultan, böylelikle oğlunun geleceğini garanti altına almış.
Ancak emri onaylayan padişah III. Mehmed olduğundan, halkın tepkisini alan da o olmuş. Tabii, Fatih Sultan Mehmet’in başlattığı kardeş katli yasal olduğundan, hiç kimse sarayın önünde duran 19 küçük tabut hakkında yorum yapamamış. Ve işin ilginç tarafı şu ki, kardeş katli yasasını kaldıran padişah, 19 kardeşinin ve 1 oğlunun ölüm emrini veren III. Mehmed’in oğlu I. Ahmet olmuş.
III. Mehmed Kardeş Katili;
İşte bu şekilde tahta geçen Safiye Sultan’ın oğlu III. Mehmed, aralarında kundakta bebeklerin de olduğu 19 erkek kardeşinin katliamından sonra bir de kendi oğlunu öldürtmüş. Annesinin de dolduruşuyla, tahtı korumak için öz oğlu Murad’ın ölüm emrini vermiş. Ayrıca III. Mehmed, Nurbanu Valide Sultan günlük 2000 akçe alırken, annesi Safiye Sultan’ın maaşını günlük 3000 akçeye çıkartmış. Sonuçta; Safiye Sultan 1603 yılında oğlunu kaybettikten sonra bile mücadelesine devam etmiş.

Safiye Sultan’ın Çocukları




Safiye Sultan’ın ilk çocuğu, babasının yerine tahta geçmiş şehzade III. Mehmed’dir. Daha sonra hiç erkek çocuğu olmayan Safiye Sultan’ın Ayşe Sultan, Fatma Sultan, Hüma Hümaşah Sultan isimlerinde 3 kız çocuğu olmuştur. Ve III. Murad en çok ilk kız çocuğu Ayşe Sultan’ı sevmiştir. Üç evlilik yapan Ayşe Sultan, annesinin aksine devlet işleriyle ve iktidar oyunlarıyla pek ilgilenmemiş, kendi halinde bir hayat yaşamıştır. Ve henüz 35 yaşındayken annesinden önce ölen Ayşe Sultan, kardeşi III. Mehmed’in türbesine defnedilmiştir.

Safiye Sultan Nasıl Öldü?


Torunu I. Ahmed’in tahta çıkmasıyla birlikte Büyük Valide Sultan olan Safiye Sultan, bir süre daha sarayın en güçlü ismi olmaya devam etmiş. Fakat sonunda karşısına ona dişini geçirebilecek biri çıkmış. O da popüler televizyon dizilerinden birine konu olmuş Kösem Sultan’mış. Haseki sultanlık döneminde Kösem Sultan’ın da kışkırtmasıyla torunu I. Ahmed tarafından Eski Saray’a sürgüne gönderilen Safiye Sultan, burada bir başına hayatına kaybetmiş. 1619 yılının Ocak ayında (bazı kaynaklarda 10 Kasım 1605) ölen Safiye Sultan, kocası III. Murad’ın türbesinin yanına Ayasofya Cami’ye defnedilmiş.

Safiye Sultan – Hadım Edilmiş Bir Aşk


Safiye Sultan’ın hayat hikayesi ve Osmanlı dönemi hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler için kısaca bu kitaptan da bahsetmek istedim. Ann Chamberlain tarafından yazılan kitap; Safiye Sultan – Ya İpek Urgan, Ya Gümüş Hançer, Safiye Sultan –Hadım Edilmiş Bir Aşk, Safiye Sultan – Sözüm ki Tek Sana Geçmez isimlerinde üç ciltten oluşmaktadır.
Hem karakterlerin hem de olayların büyük bölümünün gerçek olduğu romanı yazar, bir hadımın ağzından anlatmayı tercih etmiş. Çünkü onlar aynı anda Osmanlı kadınları ve Osmanlı erkeklerini gözlemleyebilmekteydiler. Sonuçta; tarihi olaylara ilgi duyuyorsanız, 16. yüzyılın birbirinden ilginç gerçeklerini gözler önüne seren Affaire de Coeur “En İyi Yabancı Tarihi Roman” ödüllü bu kitabı okumalısınız derim.

Yorumlar